14 Mart 2013 Perşembe

Olmadı Ece Yörenç!

Geçen hafta yazdık. Kayıp Şehir'i öven, Suskunlar'ı bozduğu için eleştiren, Muhteşem Yüzyıl'ın hatalarını ve saçmalıklarını söyleyen, Bir Zamanlar Osmanlı polemiği hakkında yazan, Pis Yedili'den bıkan satırları kaleme aldığımızı. Ve iki sezon içinde bir tek kötü kelime yazmadığımız Kuzey-Güney dizisi için yine geçen hafta bu satırlarda, dizi rengini kaybetti kısır bir döngü içine girdi ve artık sıkmaya başladı Sayın Yörenç demiştik. Bu hafta umutla heyecanla ekran başına geçtik. Umarız dedik, duymuş okumuştur. Hep övgülerle alakadar olacak değil ya Sayın Yörenç. Ve milyonlar gibi ekran başındaydık. Dedik ya, sadık izleyici hatır şinastır. Bırakmaz diziyi. Bizde nitekim onlardan biriyiz.

Dizi başladı. Olaylar, olaylar. Entrikalarla ayakta durmaya çalışan ikinci sezonun, birden fazla 'Karamelek'liğine soyunan kadınları, istim üzerindeydi yine. Aşıkların kavuşmaması için bütün dünya oyun oynuyor gibiydi. Gece 'diziyi seven' bazı takipçiler için şaşırtıcı bitti. Lost'ta aklımıza kazınan, Suskunlar'ın da denediği flashbacklerden biri yansıtıldı beyaz cama.

Gece sonunda aklımızda tek bir cümle belirdi; Sayın Yörenç, tamam dizi sezon sonu bitecekti ama zaten bu dizi bitmiş ki! Sadece bu.

Şimdi katil Cemre sanılacak. Simayı kimse bilmeyecek. Çünkü sezon başı
fragmanda, Cemrenin hapis sahnesi vardı. Ve Kuzey, kavuşacağız diyordu ellerini tutarak.

Geceye dönelim. Barış, gece Simayı arar. Evine çağırır. Simay başta kabul etmez. Ama Barış'ın kendisini önce ümitlendirip (yüzük vs) sonra paçavra, hayat kadını muamelesiyle kenara atmasını hazmedemez. Bahçe kapısından girersin, kimse görmez, çağrı at, ben açarım kapıyı, yardımcılar da izinli diyen Barış sonra Cemre'yi kızdırır. Öfke kusar., Cemre eve geldiği sularda, birden Simay'ın saldırısına uğrar Barış. Ve Simay, olayları gören Cemre'ye de zarar verir. Böylece dizinin sonundaki o sahne oluşur. Yani iki sezondur illallah dedirten yapışkan karakter Simay gösterilmez. Ne olduğuna dair sahne, aynı Ferhat'ın katili meselesi gibi gösterilmediği için, Cemre'yi hapse yollamış oluyorsunuz, Sayın Yörenç.

Anlıyoruz. Dizinin devinimi açısında, full entrikaya yıktınız koca sezonu. Ancak artık miadını dolduran diziyi altmış küsür bölüm izleyen, izleyici şunu soruyor;

"Dizide, bu hayatın içindeki insanları yansıtan karakterlerin başına, pişmiş tavuğun başına gelmeyen şeyler mi gelmek zorunda? Yeter ya demez mi, insan? Böyle mi izlenir kılınmalı diziler? Hiç mi iyi şeyler olmaz? Hiç mi dizide aşk, aile, arkadaşlık işlenmez? Bir kaç gram mutluluk ve tonlarca mutsuzluk üzerine mi kurulmalı bütün akış?

Cevapları alamayacağımızı biliyoruz ve son olarak şunu eklemek istiyoruz.; Karakterlerden bazıları can çekişiyor ve ölmüş durumda. Artık konular tıkandı. Dizi yoğum bakım ünitesinde ve bitkisel hayatta!

Lütfen sayın Yörenç, artık fişi çekin!

okuryazar


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme